TARIMSAL DESTEKLERDE YERLİ
BİYOTEKNOLOJİ DÖNÜŞÜM PROGRAMI
İthal Girdi Finansmanından
Yerli Biyoteknoloji, Mikrobiyal Ürünler ve Biyolojik Mücadeleye Geçişe Yönelik
Politika Önerisi
YÖNETİCİ ÖZETİ
Türkiye'de tarımsal destekleme
politikaları, bitkisel üretimin sürdürülebilirliğini desteklemek amacıyla uzun
yıllardır gübre, zirai ilaç ve diğer üretim girdilerinin maliyetini azaltmaya
odaklanmaktadır. Bu yaklaşım üreticinin üretime devam edebilmesi açısından
önemli katkılar sağlamakla birlikte, destekleme sisteminin önemli bir bölümü
hammaddede büyük ölçüde dışa bağımlı olan kimyasal girdilerin finansmanına
yönelmektedir. Bu durum, kamu kaynaklarının üretim sistemi içerisinde kalıcı
teknoloji dönüşümü oluşturmak yerine önemli ölçüde ithal girdilerin
finansmanına katkı sağlamasına neden olmaktadır.
Resmî bütçe gerçekleşmelerine
göre bitkisel üretim destekleri, tarımsal destekleme bütçesinin en büyük
bölümünü oluşturmaktadır. Buna karşın, Türkiye'nin dışa bağımlılığını
azaltabilecek biyoteknoloji, mikrobiyal gübre, biyolojik mücadele, yerli
mikroorganizma teknolojileri ve yeni nesil tarımsal Ar-Ge yatırımlarına ayrılan
kaynakların toplam destekleme sistemi içerisindeki payı oldukça sınırlı
kalmaktadır.
Bu politika notunda, mevcut
destekleme sisteminin kaldırılması değil, destekleme bütçesinin belirli bir
bölümünün kademeli olarak yerli biyoteknoloji tabanlı üretim sistemlerine
yönlendirilmesi önerilmektedir. Amaç, kısa vadede üreticiyi desteklemeye
devam ederken, orta ve uzun vadede ithal girdilere olan yapısal bağımlılığı
azaltacak yerli teknoloji ekosistemini oluşturmaktır.
Önerilen model kapsamında
mikrobiyal gübreler, biyolojik gübreler, biyostimülantlar, biyolojik bitki
koruma ürünleri, faydalı mikroorganizmalar, yerli biyopestisitler, biyolojik
mücadele etmenleri ve yeni nesil biyoteknolojik üretim çözümlerinin geliştirilmesi
öncelikli destek alanları olarak değerlendirilmektedir.
Bu dönüşüm yalnızca tarımsal
üretim maliyetlerini azaltmayı değil, aynı zamanda toprak sağlığının
korunmasını, kimyasal girdilerin çevresel etkilerinin azaltılmasını, yerli
teknoloji şirketlerinin gelişmesini ve Türkiye'nin tarımsal biyoteknoloji
alanında uluslararası rekabet gücünün artırılmasını hedeflemektedir.
Önerilen politika ile kamu
destekleri tüketilen ithal girdileri finanse eden pasif bir mekanizmadan, yerli
teknoloji üreten, bilgi geliştiren ve katma değer oluşturan aktif bir kalkınma
aracına dönüştürülebilecektir.
Sonuç olarak bu politika önerisi,
tarımsal destekleme sistemini değiştirmeyi değil, yerli biyoteknoloji odaklı
yapısal dönüşümle güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Böylece Türkiye'nin
tarımsal üretim kapasitesi, teknoloji geliştirme yetkinliği ve gıda güvenliği
uzun vadede daha güçlü bir temele kavuşabilecektir.
POLİTİKA ÖNERİSİNİN TEMEL
SÜTUNLARI
1. Yerli Biyoteknoloji Destek
Programı
Mikrobiyal gübre, biyogübre,
biyostimülant, biyolojik bitki koruma ürünleri ve biyolojik mücadele
teknolojilerinin geliştirilmesine yönelik özel destek programlarının
oluşturulması.
2. Tarımsal Ar-Ge Dönüşüm Fonu
Tarımsal destekleme bütçesi
içerisinde yerli biyoteknoloji ve yenilikçi tarım teknolojilerine ayrılan payın
kademeli olarak artırılması.
3. Yerli Mikrobiyal Üretim
Ekosistemi
Üniversiteler, araştırma
enstitüleri ve özel sektör iş birliğiyle yerli mikroorganizma koleksiyonlarının
geliştirilmesi ve ticarileştirilmesi.
4. Biyolojik Mücadele
Seferberliği
Kimyasal pestisit kullanımını
azaltacak biyolojik mücadele etmenlerinin üretiminin ve kullanımının teşvik
edilmesi.
5. Yerli Girdi Sanayi Kümeleri
Biyoteknoloji odaklı Organize
Tarım Teknoloji Bölgeleri ve üretim kümelerinin kurulması.
6. Kamu Alım ve Kullanım
Politikası
Kamu desteklerinden yararlanan
üreticilerin yerli biyoteknolojik ürünleri tercih etmeleri durumunda ilave
teşvik mekanizmalarının uygulanması.
7. Üniversite Sanayi
Girişimcilik Programı
Biyoteknoloji alanındaki akademik
araştırmaların ticarileştirilmesini destekleyen yatırım ve hızlandırma
programlarının oluşturulması.
8. İhracat ve Küresel Rekabet
Programı
Yerli biyoteknoloji şirketlerinin
uluslararası pazarlara açılmasını destekleyecek finansman ve ihracat
programlarının geliştirilmesi.
BEKLENEN POLİTİKA ETKİLERİ
Ekonomik Etkiler
- İthal tarımsal girdilere bağımlılığın kademeli
olarak azaltılması.
- Yerli biyoteknoloji sektörünün büyümesi.
- Tarımsal üretimde döviz kaynaklı maliyet baskısının
hafifletilmesi.
- Tarımsal katma değerin artırılması.
- Yeni yatırım ve yüksek nitelikli istihdam
alanlarının oluşturulması.
Tarımsal Etkiler
- Toprak sağlığının iyileştirilmesi.
- Kimyasal gübre ve pestisit kullanımının
azaltılmasına katkı sağlanması.
- Biyolojik mücadele uygulamalarının
yaygınlaştırılması.
- Tarımsal verimlilikte sürdürülebilir artışın
desteklenmesi.
- Üretim maliyetlerinin uzun vadede düşürülmesi.
Teknolojik Etkiler
- Tarımsal biyoteknoloji Ar-Ge kapasitesinin
güçlendirilmesi.
- Yerli patent ve teknoloji geliştirme kapasitesinin
artırılması.
- Üniversite ve özel sektör iş birliklerinin
yaygınlaştırılması.
- Tarım teknolojileri girişimciliğinin gelişmesi.
Çevresel Etkiler
- Toprak biyolojik çeşitliliğinin korunması.
- Kimyasal kirliliğin azaltılmasına katkı sağlanması.
- Sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaşması.
- İklim değişikliğine daha dayanıklı üretim
sistemlerinin geliştirilmesi.
Stratejik Etkiler
- Tarımsal teknoloji alanında dışa bağımlılığın
azaltılması.
- Türkiye'nin biyoteknoloji kapasitesinin
güçlendirilmesi.
- Gıda arz güvenliğinin uzun vadede desteklenmesi.
- Tarım sektörünün stratejik dayanıklılığının
artırılması.
- Biyolojik ekonomiye geçiş sürecinin
hızlandırılması.
POLİTİKANIN UZUN VADELİ
BEKLENEN SONUCU
Bu politika önerisinin hayata
geçirilmesiyle birlikte tarımsal destekleme sistemi yalnızca üretim
maliyetlerini karşılayan bir finansman mekanizması olmaktan çıkarak, yerli
teknoloji geliştiren, biyoteknoloji üreten ve dışa bağımlılığı azaltan
stratejik bir kalkınma aracına dönüşebilecektir. Böylece Türkiye, tarımsal
üretimde kullanılan biyoteknolojik girdileri geliştiren ve ihraç eden ülkeler
arasında yer alma potansiyelini güçlendirebilecektir.
Politika önerisinin temel
ilkesi
"Tarımsal desteklerin
amacı yalnızca ithal girdilerin maliyetini azaltmak değil, o girdileri
üretebilecek yerli teknolojileri geliştirmek olmalıdır. Gerçek destek,
tüketilen girdiyi finanse etmekten çok, geleceğin teknolojisini üreten
ekosistemi inşa etmektir."
