TEMEL GIDA ÜRÜNLERİNDE EKİM–HASAT ARASI ENFLASYON FARKI
DESTEĞİ
Temel Gıda Üretiminin Sürdürülebilirliğini Desteklemeye,
Gıda Enflasyonunu Azaltmaya ve Gıda Arz Güvenliğini Güçlendirmeye Yönelik
Politika Önerisi
YÖNETİCİ ÖZETİ
Temel gıda üretiminin
sürdürülebilirliği, yalnızca tarım sektörünün değil, gıda enflasyonuyla
mücadelenin, fiyat istikrarının, ekonomik dayanıklılığın ve ulusal gıda arz
güvenliğinin temel unsurlarından biridir. Bu nedenle temel gıda üretimini
destekleyen kamu politikalarının, üretim sürecinde ortaya çıkan maliyet
değişimlerine uyum sağlayacak şekilde geliştirilmesi stratejik önem
taşımaktadır.
Türkiye'de son yıllarda tarımsal
destekleme sistemi önemli ölçüde güçlendirilmiş, planlı üretim modeliyle
stratejik ürünlerin üretiminin artırılması, üretim planlamasının geliştirilmesi
ve üretici gelirinin desteklenmesi yönünde önemli adımlar atılmıştır. Bu
gelişmeler, tarım sektörünün daha dirençli bir yapıya kavuşmasına katkı
sağlamıştır. Ancak üretim sezonu boyunca meydana gelen maliyet artışları,
özellikle temel gıda ürünlerini üreten çiftçiler açısından önemli bir
risk oluşturmaya devam etmektedir.
Üretici, ekim döneminde üretim
kararını mevcut maliyetler üzerinden vermekte, ancak hasat dönemine kadar geçen
süreçte mazot, gübre, tohum, elektrik, sulama,
işçilik, zirai mücadele giderleri, finansman maliyetleri
ve diğer üretim girdelerinde meydana gelen artışlar nedeniyle üretim
maliyetleri önemli ölçüde yükselmektedir. Mevcut tarımsal destekleme sistemi
ise üretim sezonunda gerçekleşen bu maliyet değişimlerini dikkate alan
tamamlayıcı bir destek mekanizması içermemektedir.
Üretim maliyetlerinin zamanında
karşılanamadığı her üretim sezonu, yalnızca üreticinin gelirini azaltmamakta,
aynı zamanda gelecek üretim dönemine ilişkin ekim kararlarını da
etkilemektedir. Bu durum ekim alanlarının daralmasına, üretim miktarının azalmasına
ve temel gıda arzında kırılganlık oluşmasına neden olabilmektedir. Arzın
zayıflaması ise orta ve uzun vadede temel gıda ürünlerinde fiyat baskısını
artırarak gıda enflasyonunun yapısal nedenlerinden biri hâline
gelebilmektedir.
Bu nedenle temel gıda üretiminin
sürdürülebilirliğinin desteklenmesi yalnızca tarım politikalarının değil, aynı
zamanda gıda enflasyonuyla mücadele, fiyat istikrarının desteklenmesi,
gıda arz güvenliğinin güçlendirilmesi, ekonomik istikrarın korunması,
halkın güvenli ve erişilebilir gıdaya kesintisiz ulaşımının sağlanması, kırsal
kalkınmanın desteklenmesi, çiftçi gelir istikrarının korunması ve ulusal
gıda güvenliğinin güçlendirilmesi politikalarının da ayrılmaz bir parçası
olarak değerlendirilmelidir.
Bu politika notunda, mevcut
tarımsal destekleme sistemini değiştirmeden, sistemi tamamlayıcı nitelikte Temel
Gıda Ürünlerinde Ekim–Hasat Arası Enflasyon Farkı Desteği uygulamasının
hayata geçirilmesi önerilmektedir. Önerilen modelde, üretim sezonunda meydana
gelen maliyet artışlarının nesnel ekonomik göstergeler esas alınarak
belirlenmesi ve yalnızca gıda enflasyonunu doğrudan etkileyen temel gıda ve
stratejik tarım ürünlerini üreten çiftçilere hasat döneminde ilave destek
verilmesi önerilmektedir.
Uygulamanın ilk aşamada hububat,
kuru baklagiller, yağ bitkileri, temel sebzeler, meyveler,
zeytin ve çay üreticilerini kapsaması öncelikleri belirlenmesi önerilmektedir.
Ürün kapsamı belirlenirken gıda enflasyonu üzerindeki etkileri, hane
halkı tüketimindeki ağırlıkları, gıda arz güvenliği açısından stratejik
önemleri, gıda sanayisinin hammadde ihtiyacı ve üretim yaygınlığı
esas alınmıştır.
Önerilen destek mekanizmasının
amacı yeni ve sürekli bir gelir desteği oluşturmak değildir. Amaç, üretim
sezonunda ortaya çıkan ve üreticinin kontrolü dışında gelişen maliyet
artışlarının temel gıda üretimi üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak, üreticinin
üretime devam etmesini teşvik etmek ve stratejik ürünlerde üretim sürekliliğini
desteklemektir. Böylece üretim kapasitesinin korunması, arzın güçlenmesi ve
maliyet kaynaklı fiyat baskılarının azaltılması hedeflenmektedir.
Önerinin uygulanması hâlinde temel
gıda üretiminin sürdürülebilirliğinin güçlenmesi, çiftçi gelirlerinde
istikrarın desteklenmesi, üretimden çekilmelerin azaltılması, ekim
alanlarının korunması, gıda arz güvenliğinin güçlendirilmesi, planlı
üretim sisteminin etkinliğinin artırılması ve kamu desteklerinin daha
hedef odaklı kullanılmasının sağlanması beklenmektedir. Bunun yanında temel
gıda ürünlerinde arzın korunması sayesinde maliyet kaynaklı fiyat baskılarının
azaltılmasına katkı sağlanması ve orta vadede gıda enflasyonuyla mücadeleye
üretim odaklı yapısal bir politika aracı kazandırılması öngörülmektedir.
Sonuç olarak, Temel Gıda
Ürünlerinde Ekim–Hasat Arası Enflasyon Farkı Desteği, mevcut tarımsal
destekleme sistemini güçlendiren, üretim maliyetlerindeki olağanüstü
değişimleri dikkate alan, temel gıda üretiminin sürdürülebilirliğini
destekleyen ve gıda enflasyonunun azaltılmasına, fiyat istikrarının
güçlendirilmesine, gıda arz güvenliğinin korunmasına, çiftçi
gelir istikrarının desteklenmesine ve ekonomik dayanıklılığın
artırılmasına katkı sağlayabilecek tamamlayıcı bir politika önerisidir.
Üretici korunmadan tüketici
korunamaz. Temel gıda üretimini koruyan politikalar, aynı zamanda fiyat
istikrarını, sosyal refahı ve Türkiye'nin gıda güvenliğini koruyan
politikalardır.
POLİTİKA ÖNERİSİNİN TEMEL
AMAÇLARI
Önerilen Temel Gıda
Ürünlerinde Ekim–Hasat Arası Enflasyon Farkı Desteği, mevcut tarımsal
destekleme sistemine alternatif yeni bir destek modeli oluşturmayı değil,
mevcut sistemi üretim sürecinde yaşanan maliyet değişimlerine karşı daha etkin,
daha hedef odaklı ve daha sonuç odaklı hâle getirmeyi amaçlamaktadır. Politika
önerisinin temel amacı, temel gıda üretiminin sürdürülebilirliğini
güçlendirerek üretici, tüketici ve kamu yararı arasında dengeli bir destekleme
mekanizması oluşturmaktır.
Bu politika önerisiyle;
- Temel gıda üretiminin sürdürülebilirliğinin
güçlendirilmesi,
- Ekim ile hasat arasında oluşan üretim maliyeti
artışlarının çiftçi üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması,
- Çiftçi gelirlerinde istikrarın desteklenerek
üretimden çekilmelerin ve ekim alanlarındaki daralmaların önlenmesi,
- Temel gıda ürünlerinde üretim ve arz
sürekliliğinin korunması,
- Gıda arzındaki daralmaların önlenmesi yoluyla
gıda enflasyonu üzerinde üretim maliyetlerinden kaynaklanan baskıların
azaltılmasına katkı sağlanması,
- Temel gıda ürünlerinde fiyat istikrarının
desteklenmesi ve tüketicilerin güvenli, yeterli ve erişilebilir gıdaya
daha istikrarlı koşullarda ulaşmasının güçlendirilmesi,
- Kamu desteklerinin stratejik ürünlere
yönlendirilerek daha hedef odaklı, ölçülebilir ve etkin kullanılmasının
sağlanması,
- Planlı üretim sisteminin güçlendirilmesi ve
stratejik ürünlerde üretim planlamasının desteklenmesi,
- Kırsal kalkınmanın, tarımsal istihdamın ve
üretici refahının güçlendirilmesi,
- Türkiye'nin gıda arz güvenliğinin, ekonomik
dayanıklılığının ve ulusal gıda güvenliğinin desteklenmesi,
- Gıda enflasyonuyla mücadelede üretim odaklı,
sürdürülebilir ve yapısal bir politika aracının tarımsal destekleme
sistemine kazandırılması amaçlanmaktadır.
BEKLENEN POLİTİKA ETKİLERİ
Önerilen politika modelinin
uygulanması hâlinde ekonomik, sosyal, tarımsal ve stratejik alanlarda çok
boyutlu kazanımlar elde edilmesi beklenmektedir.
Ekonomik Etkiler
Üretim sezonunda ortaya çıkan
maliyet artışlarının belirli ölçüde telafi edilmesiyle üretim maliyetlerindeki
belirsizliğin azaltılması, temel gıda üretiminde istikrarın güçlenmesi ve arz
kaynaklı fiyat dalgalanmalarının sınırlandırılmasına katkı sağlanması
beklenmektedir. Temel gıda arzının korunması sayesinde üretim maliyetlerinden
kaynaklanan fiyat baskılarının hafifletilmesi desteklenerek orta ve uzun vadede
gıda enflasyonunun azaltılmasına katkı sunulması amaçlanmaktadır. Aynı
zamanda kamu desteklerinin daha hedef odaklı, verimli ve ölçülebilir şekilde
kullanılmasına katkı sağlanacağı değerlendirilmektedir.
Sosyal Etkiler
Temel gıda üretiminin
sürdürülebilirliğinin güçlenmesiyle birlikte toplumun temel gıda ürünlerine
güvenli ve kesintisiz erişiminin desteklenmesi, özellikle düşük gelirli
hanelerin gıda fiyatlarındaki dalgalanmalardan daha az etkilenmesine katkı
sağlanması beklenmektedir. Üretici gelirlerinde istikrarın güçlenmesi, kırsal
istihdamın korunması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi de politikanın temel
sosyal kazanımları arasında değerlendirilmektedir.
Tarımsal Etkiler
Politika önerisinin
uygulanmasıyla stratejik ürünlerde üretim sürekliliğinin güçlenmesi, ekim
alanlarının korunması, üretimden çekilmelerin azaltılması ve planlı üretim
sisteminin etkinliğinin artırılması beklenmektedir. Böylece temel gıda üretim
kapasitesinin korunmasına, üretim planlamasının güçlendirilmesine ve tarımsal
üretimde öngörülebilirliğin artırılmasına katkı sağlanacaktır.
Stratejik Etkiler
Temel gıda üretiminin
sürdürülebilirliğinin desteklenmesiyle gıda arz güvenliğinin güçlendirilmesi,
kriz dönemlerinde temel gıda tedarik zincirinin daha dayanıklı hâle gelmesi,
stratejik ürünlerde dışa bağımlılık risklerinin azaltılmasına katkı sağlanması
ve tarım sektörünün ekonomik, sosyal ve ulusal güvenlik açısından stratejik
rolünün güçlendirilmesi beklenmektedir. Aynı zamanda üretim odaklı destekleme
politikalarının geliştirilmesiyle gıda enflasyonuyla mücadelede kalıcı,
önleyici ve yapısal bir politika aracının oluşturulması hedeflenmektedir.
POLİTİKA KAPSAMI
Bu politika önerisinin, gıda
enflasyonunu doğrudan etkileyen, gıda arz güvenliği açısından stratejik
öneme sahip, hane halkı tüketiminde önemli paya sahip ve planlı
üretim sistemi kapsamında öncelikli değerlendirilen temel gıda ürünlerinde
uygulanması önerilmektedir.
İlk aşamada aşağıdaki ürün
gruplarının kapsama alınması önerilmektedir.
Hububat
- Buğday, Arpa, Çeltik
Kuru Baklagiller
- Kuru Fasulye, Nohut, Kırmızı Mercimek, Yeşil
Mercimek
Yağ Bitkileri
- Ayçiçeği
Yumru ve Kök Sebzeler
- Patates, Havuç
Soğanlı ve Yapraklı Sebzeler
- Kuru Soğan, Marul, Ispanak, Pırasa, Lahana
Meyve Sebzeler
- Domates, Salatalık, Biber, Patlıcan, Kabak
Meyveler
- Elma, Portakal, Karpuz, Kavun
İçecek Bitkileri
- Çay
Bu ürünler; gıda enflasyonu
üzerindeki etkileri, hane halkı tüketimindeki ağırlıkları, gıda
arz güvenliği açısından stratejik önemleri, gıda sanayisinin hammadde
ihtiyacı, üretim yaygınlığı, üretici sayısı ve planlı
üretim sistemindeki öncelikleri dikkate alınarak belirlenmiştir.
Önerilen uygulamanın ilk aşamada
yalnızca bu ürün gruplarında hayata geçirilmesi, kamu kaynaklarının daha etkin
ve hedef odaklı kullanılmasına, uygulama sonuçlarının ölçülebilir şekilde
izlenmesine ve bütçe yönetiminin sürdürülebilir biçimde planlanmasına katkı
sağlayacaktır. Uygulamanın ekonomik ve sektörel sonuçlarının
değerlendirilmesinin ardından, kapsamın diğer stratejik tarım ürünlerini de
içerecek şekilde kademeli olarak genişletilmesi değerlendirilebilir.
