GİZLİ AÇLIK – KAYBOLAN BESİN ZİNCİRİ
Doyuyoruz, ama beslenemiyoruz.
Market rafları dolu, sofralar
renkli, tabaklar “tam” görünüyor. Ama bedenin en sessiz yerinde, hücrede,
hormonda, bağışıklıkta bir şey eksik kalıyor. Çünkü çağımızın
açlığı artık görünür değil. Gizli. Ve en tehlikelisi de bu.
Hakan Yüksel, Gizli Açlık’ta
modern gıda düzeninin perde arkasına bakıyor. Tarladan başlayan yolculuğun,
işleme, paketleme, depolama ve raf ömrü kaygısıyla nasıl besin değerinden
uzaklaştığını anlatıyor. Toprağın yorgunluğu, tohumun kırılganlığı,
gıdanın standardize edilmesi, etiketlerin ardına saklanan eksiltme.
Bir toplumun sağlığını belirleyen şeyin yalnızca “kalori” değil, mikro besin,
biyoyararlanım, doğallık ve gıda bütünlüğü olduğunu
hatırlatıyor.
Bu kitap, sadece bedenin değil, zihnin
ve toplumun da nasıl “eksik beslendiğini” gösteren bir uyarı metni.
Okuru suçlamıyor, sistemi görünür kılıyor. Panik üretmiyor, farkındalık
ve eylem çağrısı yapıyor. Çünkü bugün asıl mesele, daha çok yemek değil,
gerçek gıdaya yeniden yaklaşmak.
Asıl açlık sofrada başlamıyor. Bilinçte
başlıyor. Ve kaybolan her besin zinciri, insanın doğayla kurduğu bağdan
kopan bir halkayı daha temsil ediyor.
Gizli Açlık, bolluk
çağında yaşanan görünmez yoksunluğu anlatıyor. Doyuyoruz, ama beslenemiyoruz.
Hakan Yüksel, tarladan sofraya uzanan zincirde besin değerinin nerede
kaybolduğunu, etiketlerin ardındaki gerçekliği ve modern gıda sisteminin
görünmeyen bedellerini çarpıcı bir dille ortaya koyuyor. Bu kitap, okuru “ne
yediğini” değil, neyle beslendiğini sorgulamaya davet ediyor.
- Doydukça
eksiliyoruz, çünkü beslenmek unutuldu.
- Kalori
var, besin yok. Sofra dolu, hücre aç.
- Gizli
açlık, modern çağın en sessiz salgınıdır.

0 Yorumlar