ÖNCE PAZAR, SONRA ÜRETİM

Tarım sektöründe karşılaşılan en temel sorunlardan biri, üretim kararlarının çoğu zaman pazar koşullarından bağımsız olarak verilmesidir. Ürün yetiştirildikten sonra alıcı aranmakta, hasat gerçekleştirildikten sonra fiyat oluşması beklenmekte ve çoğu zaman üretici emeğinin karşılığını almakta zorlanmaktadır.

Oysa sürdürülebilir tarımsal kalkınmanın temel şartı, üretime başlamadan önce pazarın planlanmasıdır.

Benim "Önce Pazar, Sonra Üretim" yaklaşımım bu anlayış üzerine kuruludur.

Çünkü tarımsal başarı yalnızca üretmekle değil, üretilen ürünün doğru zamanda, doğru pazarda ve doğru değerle alıcı bulabilmesiyle mümkündür.

Bir ürünün kaliteli olması tek başına yeterli değildir. O ürünün talep edilen bir ürün olması, uygun miktarda üretilmesi, doğru lojistik sistemleriyle pazara ulaştırılması ve sürdürülebilir bir gelir oluşturması gerekir.

Aksi takdirde yüksek üretim miktarları bile üretici için gelir artışı anlamına gelmeyebilir.

Bugün birçok tarımsal kriz aslında üretim eksikliğinden değil, planlama eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Bazı dönemlerde ürün fazlalığı nedeniyle fiyatlar düşmekte, bazı dönemlerde ise arz yetersizliği nedeniyle tüketiciler yüksek fiyatlarla karşılaşmaktadır.

Bu durum hem üreticiyi hem de tüketiciyi olumsuz etkilemektedir.

Oysa üretim kararları pazar verileriyle desteklendiğinde, arz ve talep arasındaki denge daha sağlıklı kurulabilmektedir.

Doğru Üretimin Temeli

Benim yaklaşımıma göre tarımsal başarının temelinde dört temel unsur bulunmaktadır.

Doğru ürün.

Doğru bölge.

Doğru miktar.

Doğru pazar.

Bu dört unsur birlikte planlandığında hem üretici kazanmakta hem de kaynaklar daha verimli kullanılmaktadır.

Tarımın amacı yalnızca daha fazla üretmek değildir.

Asıl amaç, ihtiyaç duyulan ürünü, ihtiyaç duyulan miktarda ve sürdürülebilir gelir sağlayacak şekilde üretebilmektir.

Pazar Odaklı Tarım

Geleceğin tarımı, üretim odaklı değil, pazar odaklı bir anlayışla şekillenecektir.

Bu anlayışta üretim kararları;

Tüketici talepleri,

İhracat fırsatları,

Sanayi ihtiyaçları,

Bölgesel rekabet avantajları,

Lojistik imkânlar,

Sözleşmeli üretim modelleri,

Küresel pazar eğilimleri dikkate alınarak verilmektedir.

Üretici neyi üreteceğini tesadüflere göre değil, veriye göre belirlemektedir.

Bu durum yalnızca gelir artışı sağlamaz. Aynı zamanda kaynak kullanımında verimlilik, fiyat istikrarı ve daha güçlü bir tarımsal ekonomi oluşturur.

 

Sözleşmeli Üretim ve Planlama

Önce Pazar, Sonra Üretim yaklaşımı, sözleşmeli üretim modellerini, üretici örgütlenmesini, ihracat planlamasını ve pazar analizlerini tarımsal kalkınmanın önemli araçları olarak görmektedir.

Çünkü geleceğin tarımında rekabet yalnızca üretim miktarlarıyla değil, pazara erişim kapasitesiyle de belirlenecektir.

Pazarını planlayan üretici risklerini azaltır.

Pazarını bilen üretici yatırımını daha doğru yapar.

Pazarını yöneten üretici daha sürdürülebilir gelir elde eder.

 

Sonuç

Önce Pazar, Sonra Üretim yaklaşımı, tarımı yalnızca üretim odaklı bir faaliyet olarak değil, pazarla bütünleşik bir değer zinciri olarak değerlendirmektedir.

Bu yaklaşımın temel amacı daha fazla üretim değil, daha doğru üretimdir.

Daha fazla ürün değil, daha yüksek değer oluşturmaktır.

Daha fazla emek harcamak değil, emeğin karşılığını daha güçlü şekilde alabilmektir.

Çünkü sürdürülebilir tarımsal başarı, ürün üretmekle değil, üretilen ürüne değer kazandırmakla mümkündür.

Bu nedenle benim yaklaşımımın temel ilkesi açıktır.

Önce Pazar, Sonra Üretim.


Yorum Gönder

0 Yorumlar