TARIM SADECE BİR SEKTÖR DEĞİL,
BİR SİSTEMDİR
Tarım uzun yıllar boyunca
ağırlıklı olarak üretim faaliyetleri üzerinden değerlendirilmiştir. Üretim
miktarları, verimlilik göstergeleri, destekleme politikaları ve ürün fiyatları
tarımın temel göstergeleri olarak kabul edilmiştir. Ancak günümüz dünyasında
tarımı yalnızca üretim ekseninde değerlendirmek, tarımın gerçek kapsamını ve
etkisini açıklamak için yeterli değildir.
Çünkü tarım, birbirinden bağımsız
faaliyetlerin toplamı değil, çok sayıda unsurun birbiriyle sürekli etkileşim
içerisinde bulunduğu bütüncül bir sistemdir.
Bu sistem içerisinde toprak, su,
iklim, enerji, biyolojik çeşitlilik, tohum, teknoloji, finansman, eğitim,
lojistik, depolama, işleme sanayisi, ticaret, tüketici davranışları ve kamu
politikaları birbirleriyle doğrudan ilişkilidir.
Sistemin herhangi bir halkasında
ortaya çıkan sorun, kısa süre içerisinde diğer halkaları da etkilemektedir.
Su kaynaklarında yaşanan bir
azalma yalnızca üretim miktarını düşürmez. Gıda arzını, fiyat istikrarını,
üretici gelirlerini ve tüketici refahını da etkiler.
Enerji maliyetlerindeki artış
yalnızca üretim giderlerini yükseltmez. Nakliye maliyetlerinden işleme
sanayisine, ihracattan perakende fiyatlarına kadar tüm zincire yansır.
Tarımsal eğitimdeki eksiklik
yalnızca verimliliği değil, ürün kalitesini, rekabet gücünü ve
sürdürülebilirliği de etkiler.
Bu nedenle tarımda karşılaşılan
sorunları tek bir başlık altında değerlendirmek çoğu zaman doğru sonuç
vermemektedir. Tarımsal sorunların önemli bir bölümü aslında sistemsel
sorunlardır. Bu nedenle çözümlerin de sistemsel olması gerekmektedir.
Benim "Tarım Bir
Sistemdir" yaklaşımımın temel çıkış noktası budur.
Tarımı yalnızca üretim olarak
görmek eksik bir bakış açısıdır. Tarımı doğru anlayabilmek için üretimden
tüketime kadar uzanan bütün zinciri birlikte değerlendirmek gerekir.
Çünkü tarımsal başarı yalnızca
daha fazla üretmekle değil, sistemi oluşturan bütün unsurların uyum içerisinde
çalışmasıyla mümkündür.
Geleceğin tarımı yalnızca daha
fazla ürün üreten değil, kaynaklarını verimli kullanan, teknolojiyi etkin
şekilde değerlendiren, pazara erişebilen, çevresel sürdürülebilirliği koruyan
ve bütün bileşenlerini birlikte yönetebilen sistemler üzerine kurulacaktır.
Bu nedenle tarımın geleceği,
parçaları ayrı ayrı yönetmekten değil, sistemi bir bütün olarak yönetebilmekten
geçmektedir.
Çünkü tarım yalnızca bir sektör
değildir.
Tarım, insan yaşamını, ekonomiyi, çevreyi ve toplumsal refahı aynı anda etkileyen stratejik bir sistemdir.

0 Yorumlar